.


 
...:::...Sitemize Hoş Geldiniz.Üye Olarak Yüzlerce Sayfaya Kesintisiz Ulaşabilirsiniz...:::...
...:::...Ana Sayfam Yap...:::... ...:::...Sık Kullanılanlara Ekle...:::... ...:::...Arkadaşıma Öner...:::... ...:::...Admin'e Mesaj Gönder...:::... ...:::...Admin'i MSN kişilerime Arkadaş Olarak Ekle...:::...
 

oyunlarimparatorlugu

Daemonica



     OYUN BİLGİLERİ
Oyun İsmi...:   Daemonica
Çıkış Tarihi...:
Sürüm Adı...:   Daemonica+
Dosya Türü...:

Crack...:
Yükleme Şifresi...:
BOYUT...:   3 (200 MB)

...:::...>>>***Yükleme Sayfasını ziyaret edin...***<<<...:::...
     AÇIKLAMALAR
 İşte yine Diablo’ya farklı açılardan yaklaşmaya çalışan ancak içerdiği farklılıklarla kendini ondan elinden geldiği kadar ayırmak için uğraşan bir yapım. Hatta Diablo’nun RPG öğeleri, Daemonica’nınkisinden çok daha ağır basmakta. Daemonica’da önceliği daha çok adventure ve ipuçlarıyla sonuca ulaşma olayına vermişler ve bu da kendisini biraz daha farksız yapmış. Kimi zaman aksiyon öğeleri bile geri planda kalıyor ve siz ipuçları, alet-edevat toplama ya da ilgili insanları bulmak üzerine yoğunlaşmaya başlıyorsunuz. Ancak zaman zaman ister istemez kafanız karışabiliyor ve bir süre sonra oyundan kopma noktasına gelebiliyorsunuz. Neyse, ayrıntılar içeride...

Bir yabancı

Yönettiğimiz kahramanımızın adı Nicholas Farepoynt. Kendisi, pek de popüler olmayan ve üstelik iyiden iyiye tehlikeli hale gelmiş bir köyün en yetkili kişisi tarafından buraya çağırılıyor. Bir bayanın esrarengiz biçimde öldürülmesiyle, köydeki herkes tedirgin hale geliyor ve cinayetin sırrının çözülmesi için bekliyor. Biz de bu karışıklığa son vermek ve çeşitli ipuçlarını toplayıp sonuca gitmek için uğraşıyoruz. Köye gelince çeşitli insanlar ile tanışmaya başlıyor ve bir yandan onların kişisel problemleri ile de ilgilenmeye çalışıyoruz. Tabii bunların hepsi hikayenin bir parçası ve onlarla ilgilenmeden de sonuca ulaşabilmemiz mümkün olmuyor. Hatta bir yerden sonra tamamen bir adventure oynuyormuşuz gibi hissediyoruz. Aslında çok yönlü bir yapım, ancak bulunduğu özellikler maalesef kuru kalabiliyor.

Açılış video’sundan sonra ana menüye geliyoruz. Burada ayarlarımızı kontrol edebiliriz. Tuş kombinasyonlarını değiştiremesek de kullanmak çok fazla problem teşkil etmiyor. Zaten çok alışılagelmiş bir sistem ile kontrol ediyorsunuz ve bunu oyun içerisinde de uygulamak zor olmuyor. Klavye+mouse ikilisinden yararlanarak oynuyoruz. Başladığımzı 3 boyutlu ve izometrik bir bakış açısından oynuyoruz. Sağ üstteki kalp ikonu canımızı gösterirken, sol alttaki kısımda da üzerimizde taşımakta olduğumuz eşyaları gösteriyor. Aynı kısımdan ya da klavyedeki kısayolları kullanarak gezindiğimiz bölgenin haritasına ulaşabiliyoruz. Ayrıca günlüğümüzü de kontrol etme şansına sahibiz. 3 boyutlu grafikler kötü gözükmüyorlar ve sistemi düşük olan makinelerde çalışabileceklerinin sinyalini de veriyorlar. Yine de harita çok renkli gözükmüyor ve sürekli aynı öğeler ile karşılaşıyoruz. Detaylara çok fazla inilmemiş ve animasyonlar da gerçeğine çok uygun değil. Yine de gözü rahatsız eden birşey yok ve oynanamayacak derecede değiller.

Kamera kontrolü de tamamen bize ait. Zoom in / out yapabiliyoruz ancak çok ufak bir miktarda yapıyoruz. Hatta kamera en tepedeki halindeyken oynamak çok daha mantıklı olacaktır çünkü öteki türlü görüş açımız daralıyor ve etrafı rahat araştıramayabiliyoruz. Ok tuşlarını kullanarak istediğimiz gibi çevirebilme şansına da sahip oluyoruz. Bu açıdan çok fazla kontrol problemimiz olmayacaktır. Hemen başında, köyün ana kapısında bekleyen koruma ilk başta bizi içeri almasa da, daha sonra bizi major’un çağırdığını kanıtlayan imzalı kağıdı gösteriyoruz ve köy kısmına girip inceleme işlemine başlıyoruz. Bu noktada haritamızdan çok fazla yararlanmamız gerekecek. Harita üzerinde neredeyse tüm yerşekilleri gösteriliyor ve burada kullanbileceğimiz güzel bir özellik var. Gitmek istediğimiz yere mouse’u tıkladığımız zaman yeşil bir işaret oraya konuyor, haritayı kapattığımız zaman yeşil bir ok haritanın köşesine yerleşiyor ve bizim daha önce işaretlemiş olduğumuz noktaya bizi yönlendirmeye başlıyor. Bu oldukça iyi bir özellik ve gitmek istediğimiz yerleri tek tek arama zahmetinden bizleri kurtarıyor.

Ben geldim ey insanlar!

Köye geldiğimiz zaman insanlarla tek tek konuşmaya ve çeşitli konular hakkında bilgiler almaya başlıyoruz. Tabii öncelikli konu hep cinayet ve bunun yanında major’un yönetimi hakkında oluyor. İnsanların bazıları geyik yaparken, bazıları da çok önemli bilgiler ve görevler veriyorlar. Ancak, genelde birşeyleri bulup onlara getirmek ve bunun karşılığında da onların bize birşey ya da bir bilgi vermesi şeklinde cereyan ediyor. Görevlerin birinde blacksmith’e gidiyor ve evinizin kapısı için kilit yaptırmak istediğinizi söylüyorsunuz. O da elinde mevcut bir kilit olduğunu ancak anahtarını bataklığa düşürdüğünü söylüyor. Bataklığa gidince anahtarı o mesafeden alamayacağınızı anlıyorsunuz ve dere kenarında balık tutmakta olan bir elemandan yardım istiyorsunuz. O da, sevdiği kıza haber götürmenizi istiyor ve bu sefer de onun dediğini yapıp, anahtar için oltasını kullanabilmeniz konusunda onun ikna olmasını sağlıyorsunuz. En sonunda kilidi elde edip, kapınızda kullanıyor ve böylece gelebilecek tehlikelerden de korunmuş oluyorsunuz. İşte, adventure kısmı genel olarak bu şekilde cereyan ediyor.

Haritanın bir diğer güzel özelliği de, önemli kişilerin ve bu kişilerin olduğu binaların, ziyaret edildikten sonra haritada kırmızı işaretler ile belirtilmesi. Böylece, haritada bu yerlere tıklayarak direkt olarak onlara gidebiliyorsunuz. Ancak, bina içlerinde alt kat, üst kat durumları olduğunda, sürekli yükleme ekranları çıkıyor ve bu bazen kendimizi kaptırmışken hızımızı kesebiliyor. Olumsuz bir durum da şu; bazen uzun uzun diyalogları geçme ihtiyacı hissedersiniz çünkü doğal olarak sıkılabilirsiniz. Burada zaten diyalogların çoğu sessiz ilerliyor, bu zaten sıkıcı bir etmen, bunun dışında diyaloglar içerisinde kaçırmamanız gereken yerler olabiliyor. Bunun için de, sürekli uzun uzun onları okumak bir süre sonra sıkıcı oluyor. Muhabbetler sırasında sormak istediklerizi ya da vermek istediğinizi cevapları sizin seçtiğiniz kısımlar oluyor, ancak bunların oyuna çok fazla da bir etkisi olmuyor. Bir yerden sonra tekrar aynı kısma ulaşıyorsunuz ve görevinizle ilgili muabbetleri yapmaya devam ediyorsunuz.

Karakterimiz önüne ne gelirse, toplama özelliğine sahip. Köy içerisinde gezinirken yerlede bulacağınız çeşitli bitkiler var. Bunların hepsini, çantanız içerisinde topluyorsunuz ve daha sonra bunları kullanarak kendi iksirlerinizi üretebiliyorsunuz. İksir yapma aletini de zaten yanınızda taşıyor oluyorsunuz. Değişik bitkileri karıştırmak, size değişik ve yeni güçler kazandıracak ya da sağlığınızı arttıracaktır. İksir yapmanın dışında, bu bitkileri ölüler diyarı ile bağlantı sağlamak için de kullanabiliyorsunuz. Saldırı yaptırmak ya da zor durumda kaldığımız zaman ölülerin ruhlarına ihtiyaç durabiliyoruz ve onları da oluşturduğumuz bu bitki karışımlarından sonra elde ediyoruz.

Üzerimizde taşıyabileceğimiz eşya sayısı sınırlı ve buna göre kendimizi ayarlamamız gerekiyor. İstersek evimizde bulunan sandıkları kullanarak üzerimizdekilerin bazılarından kurtulabiliyoruz. Zaman zaman aldığımız tuhaf ya da ne işe yarayabileceğini anlayamadığımız eşyaları buralara bırakmak akıl karı olabiliyor. Dövüş kısmı gerçekten çoğu zaman daha arka planda kalabiliyor, yine de dövüştüğümüz ve kendimizi geliştirtirdiğimiz kısımlar da renk katıyorlar. Müzikler fena sayılmaz denecek cinsten. Tehlikeli ya da kimsenin olmadığı yerlerde gezdiğimizde ürkütücü müzikler giriyor ve atmosferi biraz olsun etkiliyor, bunun dışında normal köy içerisinde gezdiğimizde normal bir müzik ile devam ediyoruz. Çevre sesleri pek özenli olmamışlar. Ara sıra tavuklara ya da çevrede gezen farelere yaklaştığımızda çıkan sesler kendini tekrar eder cinsten, ayrıca seslerin mekana göre dağılımları da aslında çok da gerçeğine uygun diyemeyiz. Programlanmış gibi bir yere geldiğimizde ses aynı oranda geliyor, oradan uzaklaşınca birden bire yok oluyor. Bunun ayarlamaları daha gerçekçi biçimde yapılabilirdi.

Adventure’a benzer oynayış iyi güzel ancak bir yerden sonra ne yapacağımızı şaşırabiliyor ve o kadar insan arasında nasıl bir görevimiz olduğunu anlayamamaya başlıyoruz. Çünkü, kolay biçimde o anda ne yapmamız gerektiği bir yerlerde belirtilmiyor ve tamamen kendimizi diyaloglar içerisinde bunu tespit etmemiz gerekiyor. Bu yüzden, zaman zaman şuursuzca etrafta dolandığımız zamanlar oluyor, bu da bir yerden sonra oyundan soğumamıza neden oluyor. Neyse ki, yapımcılar bize istediğimiz yerlerde save edebilme şansını vermişler ve olur da daha sonra ilham gelirse, yapmamız gereken şeyi bulup kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. Bu arada, performansımıza göre bizi değişik sonlar da bekleyebiliyor.

Eh yani...

Daemonica, Diablo’ta benzer gibi olsa da, birçok özelliğini ondan ayırmaya çalışıyor. Ancak daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi, özellikler içine kopuk kopuk monte edilmiş. Bir yerden sonra kopuyoruz ve sıkıcı bir hal alıyor. Çözdüğümüz zaman devamını getirebilmek güzel olurdu ancak olaylar bize tam olarak yansıtılmıyor ve bunu için aşırı bir çaba sarfetmemiz gerekebiliyor. Bu bakımdan Daemonica bize pek yardımcı olmuyor, ancak konsept ve oynanış olarak kesinlikle ortalamanın üzerinde ve biraz daha ayrıntılara dikkat edilse, başından kalkamayacağımız kadar sağlam bir yapım ile karşı karşıya kalabilirdik.
 
     SİSTEM GEREKSİNİMLERİ
1 GHz Pentium III or AMD Athlon or equivalent
RAM:256 MB
Video Memory:64 MB
Other: DirectX 9 compliant 64 MB video card with T&L support; DirectX 9 compliant sound card
 
 
     HİLELER
...
     RESİMLER

     VİDEOLAR
...
saat



Duyuru Panosu
Sitenin Boyutunu
Ayarlamak için :
Ctrl ' ye basın ve farenin
tekerleğini sürükleyin...


















 

 toplist  site  ekle
toplist
   
Toplist      

 Copyright© Oyunlarİmparatorlugu.tr.gg    Tüm Hakları KUL HAKKI yla korunmaktadır.Mahşer Günü itinayla Sırat Köprüsü nde Alınır... 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=